MİLLİYETÇİ HAREKETİN AYAK SESLERİ

Milliyetçi Hareket Partisi, 08.12.2013 Pazar günü 3. Etap Aday Takdim Toplantısı ile 2014 Mahalli İdareler adayların listesini açıkladı.

Toplantı saati 13.00 olarak belirlenmişti, daha önceki tecrübelerimden trafiğin Pazar olmasına rağmen yoğunlaşacağını bildiğimizden saat 10. Sularında yola çıktık. Güzergahımızda trafik gayet iyiydi, yaklaşık bir saat sonra Sinan Erdem Spor Sahasının önündeydik. Geç kalırız korkusu ile kahvaltı etmediğimiz için kahvaltı yapacak bir yer aradık ama bulamadık. Allahtan sahanın önü, taze çıtır  simitçiler, poğaçacılar, hatta sıcak çay setleri,  kağıt bardakları,  şekerleri, kaşıklarına kadar   tam teşekküllü çaycılar vardı, yokluk hissetmedik, ayak üstü sıcak çay ve taze simitle kahvaltı yaptık. Hava güneşliydi ama gerçekten çok soğuktu. Saat 11.30 olmasına rağmen halen kapılar açılmamıştı, bizim gibi erkenden  gelenlerle birlikte dışarda uzun süre bekledik. Böyle beklerken insanın gözü kalabalıkta tanıdıklarını arkadaşlarını  arıyor ,

Sahanın giriş kapılarının hemen yan tarafında  protokol, aday ve basın mensuplarının girmesi için başka bir giriş kapısı tahsis edilmişti, ancak o kapı da uzun süre açılmadı.

Bu toplantılarda bence tek zayıf halka, görevlendirilen bazı kişilerin donanımsız, eğitimsiz, böylesine büyük kongre ve toplantılarda, katılımcılara  nasıl davranması gerektiğini bilmeyen veya önemsemeyen insanların görevlendirmesi olduğunu düşünmeye başladım.  Toplantıya katılanlar Mars’dan gelmiyor, MHP mensubu hepsi arkadaşlarımız,  dava kardeşlerimiz. Ancak görevlilerin tavrı kaba, abartılı, gereksiz bir sertlik içinde. Oysa  gelen herkese güler yüzle nezaket içinde  --- hoş geldiniz, nasıl yardımcı olabiliriz ?  diyerek  karşılamaları, yönlendirmeleri gerekir.

Kapı açıldığında elbette biraz yığılma vardı, herkes donmuş vaziyette içeri girmeye başladı, kapının kenarında zaten gayet iyi görünecek şekilde adayların, protokolün, basın mensuplarının giriş kapısı olduğu belirtilmişti. Bu açıklamaya rağmen neden sayılanların dışında katılımcı girmeye çalışsın ki ? Buna rağmen  kapıdaki görevli  çok sert bir yüz ifadesi ve sert, kaba  bir ses tonu ile sürekli bağırmaya devam etti ( sadece adaylar girebilir, başka kimse giremez) Aday listesi daha önce açıklanmadığına göre, sadece toplantı sırasında açıklanacağına göre  aday adayları kendisinin aday olduğunu veya olmadığını nasıl  bilecek ? Mecburen ben de girdim.  O kadar insan % 99 erkek ,  vırıl vırıl geçiyor, görevli hiç birine özel olarak  sormuyor, o kadar insanın içinde  bir tek beni gördü yani,   kulaklarımın  besbelli sağır olduğunu düşünmüş olmalı,  aday mısınız ? diye ortalığı kükretti, adayım dedim,  yakıştıramadı herhalde,  bilemedim , bu kez  nereden diye bir daha kükredi .  Bu sırada görevlinin yüzünün aldığı şekli betimlemeyeceğim.  Tuzla’dan deyip yanından geçip gittim. O kadar beyefendi adayımız geçiyor onlara niye özel olarak aday mısınız  nereden diye kükremiyorsunuz da bana gelince sordunuz  desem hiçbir işe yaramayacağı açıkça ortada. İçeri girdim.

Koridordan merdivenleri inince tuvaletlerin tam karşısında bir masa oluşturulmuştu.  Aday olup olmadığınızı listenin başındaki görevli, listeye  bakarak adaysanız isminizi buluyor, karşısına imza atıyorsunuz, sonra size kağıt torba içinde bir çanta veriliyor. Ben aday olup olmadığımı bilmediğim için kuyruğa girdim.

Sıra bana geldi, bu kez şansıma nazik bir beyefendi olan görevli (- hangi bölge efendim  ) diye sordu. Zeycan Güzelsoy İstanbul Tuzla dedim. Listeyi hızlı hızlı çevirdi, Tuzla adayı  Adil Erkoç,  sizin isminiz yok dedi.  İnsan bir anda tuhaf oluyor. Sanki bir yerden kovulmuş gibi, yada istenmiyormuşsunuz gibi bir garip his doluyor içinize. Öyle değil elbette biliyorsunuz ama öyle hissediyorsunuz bir anda.  Görevliye dönüp aday adayı olanlar da bu kapıdan girebiliyor mu diye ana salona giriş kapısını işaret ettim. Görevli de artık yüzüm  o anda ne şekle girdiyse bilemiyorum  daha anlayışlı ve son derece kibar bir ifadeyle ( elbette girebilirsiniz ) dedi.  Öyle dedi ama ben kendimi  başkasına ait bir hakkı kullanmaya çalışıyormuş gibi hissettim, o kapıdan giremedim, sanki hiç aldırış etmiyormuş gibi  tekrar dışarı çıktım.  Bu arada  dış  kapıdaki  görevli biraz daha sakinleşmiş, kükremeyi bırakmış. (unutmadan bir not daha ekleyeyim.  sonradan içerde beklerken sohbet ettiğim arkadaşlarım,  dış kapıdaki görevlilerin Milliyetçi Hareket mensubu olmadığını söyledi. Şimdi anladım sorunun nerden kaynaklandığını.  )

Ben aday olmadığıma göre herkesin girdiği diğer  kapılara yöneldim. Tabi diğer tarafta epey bir zaman kaybettiğim için ön sıralardan yer bulamadım. Toplantı sahasına bu kadar erken gelip , ondan sonra da tribünlerde ön sıralardan  yer bulamamak. Neyse arka sıralardan bulduğum bir yere oturdum.

Sayın Genel Başkanımızın konuşması başlayınca bütün üzüntüm,  herşey silindi gitti, nerde oturduğunun, aday olup olmamanın hiçbir önemi yok, hepimiz aynı davanın neferiyiz, aynı mücadelenin savaşçısıyız, dava arkadaşlarıyız. Öylesine çoşkulu ve duyarlı bir konuşma oldu ki bence sadece bizler değil, bu konuşmayı diğer partilerin mensupları  ve bu vatanda yaşayan herkes dinlemelidir. Adaylarımızda Genel Başkanımızın kararlığı ve azmi doğrultusunda aynı azim ve kararlılıkla çalıştıkları mücadele ettikleri takdirde mutlaka kazanacağımıza inanıyorum. Zira yerel seçimlerdeki başarılarımız genel seçim sonuçlarına da mutlaka olumlu şekilde yansıyacaktır. Herhangi bir insan,  Genel Başkanımızın konuşmasından sonra da  eğer hala içinde, yüreğinde en ufak bir kıpırtı hissetmiyorsa kendinden ümidini  kesebilir.  En arka sıralardan konuşmayı sanki tam önden izliyormuş gibi güç aldım, ayağa kalktım , dimdik durdum, Milliyetçi Hareket Partisi benim partim, benim ideallerim,  herşeyim. Hiçbir şey bizi durduramayacak, seçimleri inşallah bu defa biz kazanacağız. Tüm aday arkadaşlarıma canı yürekten başarılar diliyorum, Allah,  Milliyetçi Hareket Partisi’ nin yardımcı olsun. Gazamız mubarek olsun.  

 
 
Hakkımda Çalışmalarım İstiklal Marşımız Gençliğe Hitabe 24. dönem Milletvekilliği Seçim Çalışmaları Basında Biz