SEN KENDİNİ FIRSATLAR ÜLKESİ Mİ SANIYORDUN AMERİKA ABLASI ?

Sen gerçekten kendini eşit fırsatlar ülkesi mi sanıyorsun Amerika ablası. Darılma ama uzaktan iyi göremiyorsun, fırsatlar ülkesi dendiği zaman son 12 yıldır akla sadece Türkiye gelir, bir farkla ki burada fırsatlar sadece belli ve ayrıcalıklı bir kesim içindir.

Ayrıca eşit de değildir. Her zaman erkekler 100-0 öndedir. Sen yarışa çok önce de başlamış olsan, çok da çalışsan bunun  önemi yok, en arkadan rastgele herhangi bir  erkek alınır, elinden tutulur , en öne kondurulur, burada erkekler çok önemlidir bak. Erkek olup da gördüğü bu kadar yoğun ve  katıksız desteğe rağmen, hala da başarısız oluyorsa bil ki    başarısız olmak için artık   özel bir  çaba sarf ediyordur.

Son yıllarda fırsat eşitliği konusunda kuralların bir garip yönlere hiç olmaması gereken  yanlışlara evrildiğini söylemek mümkündür. Artık ismini koymak da sana kalsın.

Doktor sanırsın,   organ mafyası ile ilaç şirketleri ile kol kola çalıştığını boy boy gazetelerden öğrenirsin,  canını dişine takan,  fedakar, idealist namuslu doktorlar senden daha çok öfkelenir ona,  ama hiçbir şey değişmez,

Milletvekili sanırsın, nerdeyse % 30 nun iş takipçiliği yaptığını öğrenirsin,  yaşadığın hayal kırıklığını bir yıl üstünden atamazsın, kalan yüzde yetmiş milletvekili onları  eleştirir,  yüzünün ortasına söyler ama onlar  hiç aldırış etmez, küçücük çocuklar düpe düz açlıktan ölürken, o   aldığı milyarlarca lira maaşın da yetmediğini söyleyerek bir de üste şikayet eder, şaşırır kalırsın vallahi ,

Kravatına,  pahalı  takım elbisesine bakıp ( aynen öyle,  bu ülkede şekilcilik,  kılık kıyafet, bindiğin araba  nerdeyse  her şeydir) işadamı sanırsın   yasa dışı işler gırla gider, namusuyla çalışan, vergisini ödeyen, işçisini ezmeyen dürüst  işadamını tiksindirir,  lanet okutur  ama hiçbir şey değişmez,

Sen kırmızı ışıkta yanlışlıkla bir kez geçsen    linç edilmediğin kalır,  ama öbür tarafta üstün gruplar  kadın katliamı yaparlar,  infaz yasası derken birkaç yılla kurtulur, meclis de bir tane vekilin  aklına, bu   kadın cinayetlerine müebbet hapis cezası öngörelim yoksa ülkede kadın kalmayacak, cezalar çok yetersiz diyerek bu konuda uğraş vermek gelmez . Kadınların sağ salim hayat sürmelerinden daha önemli işler var elbette,

            Konuşmasına, duruşuna  bakıp avukat sanırsın, göz göre mafyanın, hortumcunun, pedofilin avukatlığını yapar , çok da iyi paralar kazanır,   prensiplerinden,  etikten ödün vermeyen diğerleriyle beraber bir köşeden bakar   eninde sonunda yanlışını anlayacak  dersin   hiç de anlamaz,

Yani demem o ki Amerika ablası , sen kendini fırsatlar ülkesi olarak görüyorsan gel bir de buradan bak,  sonra bir kez daha düşün.   Burada suç işlemekten korkmayan, kanunları  çiğnemeyi  Türkiye Cumhuriyeti’ ni yok etmek için özel  bir fırsat olarak görenlerin yararlandıkları hakları gör . Hazır konu açılmışken  sizde de  devleti yıkmaya çalışıp münhasıran  bu amaçla kanunları  çiğnemeyi, kamu düzenini çürütmeyi  maharet sayanlar var mı ? Teksas’ın bağımsızlığını isteyen ve 99 yıl hapis cezasına mahkum edilen McLoren,  bu gruba girer mi ? Başkanınız Obama’nın da 18.01.2009 da dediği gibi (  TEK HALK,  TEK ULUS OLARAK Amerikan halkının zirveye tırmanması ile ilgili konuşması ) mücadele ve başarıya bu kadar odaklandığınıza göre herhalde federasyon dahi olsa  yapıyı yıkmak şöyle dursun zayıflamasına dahi  izin vermezsiniz. Mantıklı ve akla uygun olan da budur. Bizde biraz farklı yürüyor işler,  tüm dünyada uzmanlar  terörle müzakere edilmez, mücadele edilir derken bizde  terör örgütü yöneticileri ile Oslo’da görüşmeler bile yapılmış, kendi basınımızdan değil,  ellerden duyduk.  İsimler değişince içeriklerin  de değişeceğini sananların oranı yüksektir  burada , bir tabak kurtlanmış makarnaya, göz göre göre  bir demet manolya da diyebilirsin icabında. Sorun yok , harçlığını alıp  inanmaya karar veren,  ne yedirdiğinin  ismine  bakmayacaktır.

Yalnız burada kendine has kurallar var, önce çizginin karanlık tarafından aydınlık tarafına esastan  hiç geçmeyeceksin,  sadece   şeklen geçebilirsin örneğin milletin parasını hortumlayarak  bir kısmını hayır kurumlarına  bağış yapabilirsin, maksat görüntüyü kurtarmak. İnanmıyorsan internetten tara, hırsızlık şebekesi üyelerinin itiraflarını oku . Gülecek misin ağlayacak mısın o zaman karar verirsin,

Sonra olmazsa olmaz kural;   üst düzey banka müdürü olur,  üst düzey yöneticiler olur, siyasetçiler olur,  zengin,  çevresi geniş  işadamları olur ,  ama ille de bir torpil bulacaksın, mümkünse onunla yanyana  veya  olmadı deste deste paralarla çekilmiş birkaç fotoğrafın olsun,  olmuyorsa da  bir kartın üzerine hamili kart yakinimdir , alakanızı rica ederim diye yazdığı bir kartı nüfus cüzdanı gibi yanında taşı, bak kart diye hafife alma,   O kart var ya çok önemlidir. Sana her kapıyı açabilir,  açmıyorsa da zorlarsın,  o kart sayesinde zorlamaya da  hakkın olur bir yerde,  hoş görülürsün.

Bak bu kadar tavsiyeyi veriyorum. Karşılık da beklemiyorum ama  ileride şu sizin  Harward Hukuk Fakültesi’ nde doktora yapmak istiyorum. Hiç ama hiç  torpilim yok, olmayacağını da kesinlikle biliyorum.  İngilizcem önce Allah’a emanet, hamili kart yakinimdir  kartım  da yok, hazır bu fırsatlar konusunu da işliyorken mümkün mü acaba Müslüman bir  kadının sizde hiçbir torpil olmadan, yetkisiz kişilere paralar saçmadan (rüşvet demek kaba geliyor -  Harward Hukuk Fakültesinde doktora yapması ? Kendim için bir şey istiyorsam namerdim, sadece hala fırsatlar ülkesi benim diyorsun ya,   kadın, orta gelirli  ve Müslüman ayrımı yapmadan, eşit fırsatlar ülkesi olduğunu ispatlayabilme şansını  tanımak istiyorum , hepsi bu . İnanıyorsun değil mi ?

 

Kaynak

 
 
Hakkımda Çalışmalarım İstiklal Marşımız Gençliğe Hitabe 24. dönem Milletvekilliği Seçim Çalışmaları Basında Biz