ŞİMDİ SIRTLANLAR ZAMANI

Yerel seçimler ve hemen arkasından genel seçimler yapılacak. Kuvvetle muhtemel Türkiye’nin geleceğini uzak masalardan özel projelerle ile kendi çıkarlarına en çok uyacak şekilde biçimlendirmek için çalışmalar başlamıştır.

Her şey tam onların istediği gibi olmalı, şüphe yaratacak kadar da   mükemmel olmamalı, biraz kusur ve soru işareti kalmalı. Eski dosyalar, bir gün elbette lazım olur diye saklanan eski kasetler, kolilerden çıkarılıp tek tek raflara dizilmeli .Elenecekler kırmızı ile  desteklenecekler yeşille işaretlenmeli. Şimdi tam sırtlanların yoğun zamanı. Başlarını kaşıyacak vakitleri  yok, herhalde onlar için  en kötüsü epey bir çaba sarf ederek işe yarayacağını umduğu bilgileri   toplayıp, tasnif edip,  kullanıma hazır hale getirdikten sonra  kesin aday listesinde ismi çıkmayanlar için sarf ettikleri bu kadar emeğin boşa gitmesidir. Sinir oluyorlardır.

Sırtlanlar, başkalarının kirli sırları  üzerinden yükselmek isteyenler için çalışırlar. O kirleri, o hataları basamak yaparak bir yere gelmek  isteyenler  için.  Çoğunlukla kanlı et parçalarının artıklarından başka bir ödülü de olmaz sırtlanların. Deşifre olursa çok düşman kazanır. Perde arkasından sessiz sedasız görevini yaparsa başı daima okşanır, sırtı pek karnı tok yaşar gider, seçimden seçime biraz zorlanır ama tek başına çalışmadığı için, bol bol kaynak aktarıldığı için  bu da  sorun teşkil etmez. 

Diyorlar ki halk aslında bunu istiyormuş, halk yerel yönetim veya merkezi yönetimdeki siyasetçilerin birbirine girip,  birbirlerinin geçmişte yaptıkları hataları ortaya dökmelerini, ne kadar kirli çamaşır varsa ortaya çıkmasını arzu ediyormuş. Halk için adayların, siyasetçilerin  projeleri, eğer seçilirse ne yapmak istedikleri, siyasetten önceki hayatındaki başarılar, yetenekleri, kariyerleri bunlar hiç önemli değilmiş. Halk bunlara bakmazmış, yüksek lisans,  doktora vs bunlar hikayeymiş.

Vallahi ya bizim baktığımız ve gördüğümüz  halk,  başka bir halk veya bu adamlara göz, ruh ve yürek nakli yapılması  ayrıca bunların arasında  iki de bir arıza vermeyecek  şekilde sağlam bir bağlantının kurulması  lazım. Tamam,  sırtlanların varlığını artık eli şekerli bebeler bile biliyor ama halkın bu tip çalışma (!)  tarzını münhasıran istediğine ben inanmıyorum. Neden mi ? Çok basıt,  geçen genel seçimlerde M.H.P. ye yapılanları,  önce düzmece internet sitelerinde  tehditler savurup sonra peş peşe çıkarılan kasetleri hatırlıyorsunuz. Her MHP li gibi bende başlangıçta endişelendim ve bu olayların oylarımızı ciddi şekilde düşürebileceğini düşündüm. Ancak tam bu sırada  masa başındaki eylem kurucuya saçını başını yolduran, biz nerde hata yaptık diye  kara kara düşündüren  şimdi bile tam olarak  çözemediği  bir şeyler oldu , halk bu kadar organize, bu kadar tasarlanmış bir planın varlığını kendiliğinden  sezdi,  sorunun kasetlerdeki başrolleri paylaşanların siyasetten uzaklaştırılması olmadığını, asıl amacın Türkiye Cumhuriyeti’ ni yıkmak, bunu için de ön şart olarak Milliyetçi Hareket Partısi’ nin T.B.M.M. nin   dışına çıkarılmasının hedeflendiğini anladı. Bir anda ortam değişti. Seçim bölgemde programlarımız bitince insanlar kalabalıktan ayrılarak sürekli  yanıma geliyor ve (- ben konuşmalarınızı dinledim, çok beğendim, sizden gelecek sefer şu şu konularda da açıklamalar yapmanızı isterim. Aslında ben CHP liyim, ailem, çocuklarım hepimiz CHP liyiz, bu kasetler yüzünden bu defa  oyumuzu MHP ye vereceğiz, ne yapmak istediklerini biz çok iyi anladık, bu kadar da aptal değiliz )  şeklinde  açıklamalar yapmaya başladılar. Sadece insanların yüzleri değişiyordu bir de kelimelerin sırası, temelde söylemeye çalıştıkları husus aynıydı.  Özellikle CHP liler durumu hemen fark etti, bu duruma karşı tavır aldılar.  Diğer milletvekili adayı arkadaşlarımız da benzer  açıklamaları tüm seçim çalışmaları boyunca sık sık duydular.

         Ben Türk Halkı’ nın çirkin Bizans oyunları içeren bir siyasetten hoşlandığını hiç sanmıyorum. Sadece birileri,  bu halkın  nasıl bir siyasetten  hoşlanması  gerektiğine ben karar veririm , ülkeyi kimlerin yönetmesine gerektiğine  halkın kendisi değil önce ben karar veririm, halk da benim uygun gördüklerimin  arasından beğenebildiğini seçer  diye ayak diretiyor.  Mesele bundan ibaret. Ancak Türk Halkı’nın ülkesini, milletini ciddi ve yakın bir tehdit altında gördüğü her durumda derhal önlem alacağını, hiçbir siyasi rüşvetin bu tavrını değiştiremeyeceğini anlamamakta ısrar ediyorlar. Eğer onların görüşü isabetli olsaydı   az yukarda açıkladığım planın çok da başarılı olması gerekirdi. Eğer halk bu planı fark etmiş olmasaydı bugün Türkiye’de bayrak niyetine başka semboller dalgalanıyor olabilirdi. Elbette bu kadar kolay vazgeçmiş olamazlar, biraz makyaj yapılarak, başarısızlık durumunda başka alt  versiyonlar da üretilerek ana  planın  uygulanması  başka seçimlere bırakılmış olsa gerektir.

O halde Türk Milletinin son derece uyanık olması gerekiyor, artık uluslararası hukukta sadece  savaşarak yeni ve bambaşka topraklarda yeni bir devlet kurma esası yok. Kısacası başka Türkiye yok. Bu bahtsız mücevherin o kadar çok düşmanı var ki .  İster yerel seçimler olsun ister genel seçimler olsun, hiç fark etmez. Verdiğimiz oyların kısa vadeli sonuçlarını değil, uzun vadeli sonuçlarını dikkate almamız gerek. Bugün kendinize birilerinin sayesinde iş bulmuş olabilirsiniz, oğlunuza veya kızınıza burs verilmiş olabilir. Bu geçici ve kısa vadeli  çözümlerin 10-20 yıl sonra hiçbir önemi olmayacak.  Türkiye Cumhuriyeti’ nin tam bağımsızlığı, birliği, demokrasisi  üzerine tertiplenen planlar , hiçbir engelle karşılaşmadan devam ettiği takdirde   10-15  yıl sonra Filistin’de olduğu gibi camiye gitmek için yabancı askerlere kimlik göstermek,  onlardan izin almak zorunda da kalabilirsiniz, buzdolabınız  erzakla dolu olabilir ama 20 sene sonra, şimdi bir aylık  olan  oğlunuz salt gelecek neslin  bir temsilcisi olduğu için yabancı güçlerle işbirliği yapanların hedef  listesinde yer alabilir.  MHP geçen süreçte sürekli bu tehditler hakkında  halkı aydınlattı,  aydınlatmaya da devam ediyor.

T.B.M.M. araştırma komisyonu kurularak   seçim sonuçlarının bilgisayar programları ile değiştirilip değiştirilemeyeceği  böyle bir olasılık varsa bunun nasıl önlenebileceği  hususunda şimdiden çalışmalar yapılmalıdır. Türkiye’ deki bilgisayar uzmanlarının  dünyada sızamayacağı  bir  program olmadığı söyleniyor. Bu kadar başarılı bilgisayar uzmanlarımız varsa  bu uzmanlardan  seçim sonuçlarına dışarıdan müdahale edilmesini önleyen sistemler kurulmasını ve uygulamasını isteyebiliriz. Hatta şimdiden bu programları deneyebiliriz. Elbette halkın iradesinin gerçekten de seçim sonuçlarında ortaya çıkması isteniyorsa.

 

Kaynak

 
 
Hakkımda Çalışmalarım İstiklal Marşımız Gençliğe Hitabe 24. dönem Milletvekilliği Seçim Çalışmaları Basında Biz