YASAL YASAL YOK EDELİM

Bunu yaptığınız takdirde çıkarılan yasaların evrensel hukuka aykırı olduğu, temel hak ve hürriyetleri hiçe saydığı , gayri adil bir yasa olduğu müddetçe, usulüne uygun yapılmasının tek başına o metni hukuka uygun ve meşru kılmayacağının da anlaşılacağı göreceksiniz.

Başbakanın Fillandıya’da gazeteci Kankkonen’e verdiği (yasalar bize hangi görevi verirse o konuda adımlar atarız) şeklindeki  cevabı baz alırsanız ve bu düşünceyi doğru olarak görürseniz o zaman  yasa çıkararak evrensel hukuka aykırı herhangi bir  konuyu  yasal hale getirmenin yasanın infaz edilebilmesi için yeterli olacağını  düşünebilirsiniz,  ancak bu çok büyük yanılgıdır. Parlamentodan yasa çıkarmanın, tek başına  her şeyi yasal ve kabul edilir hale getireceğine inananlara önerim lütfen sadece yarım saatlerini ayırarak 5.Mart.1933 de  % 44 oy ile iktidara gelen Alman Nasyonal Sosyalist İşçi Partisinin  23.Mart 1933 de  parlamentodan Yetki Kanunu adı altında çıkardıkları yasayı incelemeleri.

Daha basit ifade etmeye çalışırsak, Meclis  bir araya gelip hiçbir  ihtilaf çıkmadan varsayalım ki  ülkede   beyaz tenli, siyah saçlı,  yeşil gözlü,  20 yaş altındaki tüm kadınların bir kolunun kesilmesini öngören yasa çıkardı . Yasa aleyhine dava açan da olmadı kesinleşti diyelim . Şimdi böyle bir  metin,  salt  adını ( 9999 sayılı 20 Yaş Altı Kadınların Sol Kolunun Diz Altından  Kesilmesine İlişkin  Yasa ) koydunuz  diye  , kendi kendine meşru , tüm dünya hukuk sisteminde kanun olarak kabul edilecek bir metin mi sayılacak ? Mecliste çoğunluğu elde eden herhangi bir parti , istediği yasayı çıkarmakta özgür müdür ? Aslında dönüp dolaşıp gerçek demokrasi nedir ? buna geliyoruz. Sorun   gençlerin birlikte kaldığı evlerin polis tarafından denetlenmesi meselesi değil, bu  şimdiki  konu , bir ay sonra buna benzer başka bir konu, öbür ay yine bir başka konu olacak . Sorun bence doğrudan doğruya demokrasiye bakış açısı, demokrasiden, insan hak ve özgürlüklerinden  ne anladığınızdır.

En baştan söylemek isterim ki  çocuğumun karşı cinsten bir yada  daha fazla arkadaşı ile aynı evi paylaşmasına izin vermezdim. Bu konunun kendi evladınıza güven duymakla veya duymamakla da doğrudan bir ilgisi bana göre yok.  Ancak toplumun genel teamülü, özellikle erkek arkadaşları ile aynı evi paylaşan genç kızlara  onların onur ve haysiyetine açık bir saldırı  teşkil edecek kadar olumsuz olduğu için  izin vermezdim. Bu ön yargı genç erkeklere karşı oluşmuyor her  nedense , ama genç kızları damgalamakta bizim üstümüze  ancak  Ortadoğu ülkeleri çıkarsa çıkar. Bu önyargıyı önemsemeyen, kendi çocuğuna güven duyduğunu belirterek  onun diğer cinsle aynı evi paylaşmasına izin veren yahut bunu reşit evladının kendi kararına bırakan insanlara da  hiç kimsenin karışmaya hakkı hukuku yoktur.

Diğer yandan zinayı suç olmaktan çıkaran bir yapı  için oldukça çelişkili olan bu tutumun,   ülkenin çok daha önemli sorunları varken fiilen ve hukuken  önemi olmayan  bir konuyu  gündeme getirmesinin hiçbir anlamı yoktur.  Kız ve  erkek öğrencilerin aynı evi paylaşmasından rahatsız olan yapıdan, buna gelene kadar   çocuk tecavüzcülerine   idam cezası veya en azından müebbet ağır hapis cezası verilmesinin sağlanması , şu anda resmi verilere göre % 1400 oranında arttığı belirtilen kadın cinayetlerine verilen cezaların arttırılması konusunda yasalar çıkarmasını beklersiniz. Sadece bir iki gün önce,   Kız Yetiştirme Yurdunda fuhuşa sürüklenen çocukların haberlerini okuduk. Bence gençlerle uğraşmayı onların bu topraklar da zaten çok zor olan hayatlarını daha da zorlaştırmayı bir kenara bırakıp sorunlarını çözmekte yardımcı olalım. Daha fazla öğrenci yurdu yapılsın, öğrenci yurtları şehir dışında dağların başında  ıssız yerlerde değil, bilakis okudukları üniversitelere mümkün olduğu kadar yakın yerlerde gerekirse kamulaştırma cihetine gidilerek yapılmalıdır. Üniversite öğrencilerinin de temel ders kitapları ücretsiz olmalıdır, araştırma yapmak isteyen öğrencilere ihtiyacı olan kaynaklara ulaşmakta her türlü kolaylık sağlanmalı ve bu kaynaklardan ücretsiz fotokopi alma, ücretsiz tercüme  gibi haklardan yararlanabilsinler. Bütün öğrenciler, toplu taşımadan ücretsiz olarak yararlansınlar. Sokaklarda, parklarda  kalıp kötü niyetli insanların eline düşmektense,   dört beş öğrenci paralarını birleştirip tek bir ev tutmak zorunda kalıyorsa bunun arkasında kötü niyet ve farklı amaçlar aramak yersiz ve mesnetsizdir.

 
 
Hakkımda Çalışmalarım İstiklal Marşımız Gençliğe Hitabe 24. dönem Milletvekilliği Seçim Çalışmaları Basında Biz